Tengricilik ve Diğer Dinler

Tengricilik ve Diğer Dinler



Türk'ün özünü yansıtan, onun has ürünü olan Tanrıcılığın, diğer dinlere bakış açısını tespit etmek çok önemlidir. Başka dinlere bakış açısı, başka dinlerin olumsuzluklarının belirlenmesi anlamında değil, güzel dahi olsa yabancı olan, öze aykırı olanın belirlenmesinde bize önemli veri sunmaktadır.

Bir ulusun, başka bir ulustan doğan kültür veya inanç sistemine girmeyi ilk etapta reddetmesi ve direnç göstermesi, o inanç veya kültürün kötü olmasından kaynaklı değil; o kültür veya inanç sistemine girdiğinde kendi daha güzel görünecek olsa dahi artık kendi olamayacağını hissetmesinden ötürüdür.

Hristiyan bir Kızılderili'yi, Kızılderili kimliğine ait görmek ne kadar mümkündür? Onu bir anlamda çok kimlikli veya kişilikli ya da kimliksiz saymak yanlış mıdır doğru mu? Kendisinden geriye acaba çok bir şey kalmış mıdır ve ilerde de kalmaya devam edebilecek midir? 

Türkler inançlarından ve onu meydana getiren yaşantılarından ötürü yabancıya, kendinden farklı olana karşı, diğer birçok ulustan farklı olarak kayda değer bir hoşgörü ile yaklaşmıştır. Çünkü Türk, yabancının kendinden farklı olmasını bir tehdit olarak algılayıp korku ile dolmamış ve onları kendine benzetmeye çalışarak korkusunu dindirmeye çalışmamıştır. Yabancının farklı olması doğaldır ve farklı olmalıdır. Öyle de kalmalıdır. Tersi, garip bir şekilde rahatsız edicidir. Çünkü Türk, doğaldır, doğal düzene bağlıdır. Yabancı olanın ona benzemesi doğal değildir.

Tengricilik, yayılmacı, evrensel ve gayri-milli dinler olan Hristiyanlık ve Müslümanlıktan ciddi şekilde ayrılmaktadır. Tanrıcılığın yaşadığı hemen her yerde insanlar, başka milletten birinin kendi dinlerini benimsediklerini gördüklerinde bundan ciddi şekilde rahatsızlık duymuşlardır ve kendi dinlerini ve kimliklerini çalmakla suçlamışlardır. 

Özetle Tengricilik, dünyada yaşayan herkesin kendi gibi inanmasını, giyinmesini, yaşamasını isteyen bir inanç değildir. Böyle bir şey doğal olana ters olduğu için tanrısal da değildir. Yayılmacı bir inanç sisteminden gelmeyen, farklılığa saygı temelli bir kültürden gelen Türkler, tarih sahnesinde hep bu özellikleriyle dikkat çekmiştir.

Tengricilik milli bir dindir. Ümmet fikrini içermez. Yani Türkler Tengrici'dir. Bir Arap'ı ya da Rum'u Tanrıcı yapma amacı taşınmaz. Bunun hiçbir anlamı da yoktur. 

Türkler, Tanrı'nın birliğine iman etseler de Tanrı'nın her topluluğa yaklaşımının farklı olduğuna, her topluluğun da Tanrı'ya yaklaşımının farklı olması gerektiğine inanarak, asla başka topluluklara kendi inançlarını empoze etme fikrine kapılmamışlardır. 

Tengricilik ve İslam Karşılaştırması

Tengricilik (Gök Tanrı İnancı)
İslam
Tengri, çokluğun arkasındaki tekliktir ve gücü doğada paylaşılır.
Allah, birdir. Doğmamıştır, doğrulmamıştır. O’na denk yoktur.
Tengri yargılamaz ve ona kulluk yoktur.
Allah mutlak yargılayıcıdır, O’na kulluk edilir ve dilediğini cennete, dilediğini cehenneme gönderir.
Tengricilik’te kutsal kitap yoktur. İnsan doğadan öğrenir ve doğanın dili ortaktır.
Allah’ın yolladığı 4 kitap vardır. Bu kitaplar gönderdiği toplumun diliyle yazılmıştır.
Melekler ve ruhlar aslında Tengri’dendir.
Melekler ve ruhlar; Allah’ın kullarıdır.
Tengri insanlar ile konuşmaz ve günlük hayata müdahale etmez.
Allah peygamberler aracılığı ile insanlarla konuşur ve günlük yaşama çeşitli şekillerle ve şeriat kuralları ile müdahale eder.
İnsan, Tengri’nin evladı (maddi evlatlık değil; enerjisel) konumunda olduğu için kendi yazgısını yazma gücüne ve seçim  yapma hakkına sahiptir.
İnsan Allah’ın kuludur. Allah; dilediğini rızıklandırır dilediğini ise saptırır. Mutlak irade Allah’ındır.
Ölen kişinin kötülükleri ve iyilikleri dünyada kalır. Ödül de ceza da dünyalıktır; aynı şekilde iyilik ve kötülük kavramı da dünyalıktır. Ölen kişinin ameli evlatları vasıtasıyla hatırlanır ve etkisi yedi nesil devam eder.
Ölen kişinin iyilik ve kötülüğü; ahrette değerlendirilir ve buna göre cennete ya da cehenneme gideceğine Allah karar verir. Dünyadaki iyiliklerin asıl mükafatı ve kötülüklerin asıl cezası ahrette görülecektir.

Müslüman bir toplumda yaşadığımız için İslam ve Tengri inancı karşılaştırmasını şu yazımızda daha derinlemesine yapmıştık: İslam ve Gök Tanrı İnancı

Tengricilik ve Hristiyanlık

Hıristiyanlık
Tengricilik (Gök Tanrı İnancı)
Teslis inancı vardır. Hristiyanlara göre bu inanç insan aklı ile kolayca anlaşılmaz. Baba-Oğul-Ruh’ül Kudüs üçlemesine iman edilir. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanılır ve İsa da tanrılaştırılır.
Tengri’nin bir kadını dölleyip ondan çocuk sahibi olacağına inanmaz. Tengri’nin özel olarak bir kişiyi kutlu kılacağına da inanmaz. Herkes Tengri’den öğrenir ve Tengri’nin parçası, evladıdır.
Mukaddes Kitaplara İman (Kur’an Hariç tutularak) Eski ve Yeni Ahit’in tanrıları Yehova tarafından vahyedildiğine inanılır.
Tengri kitap yazmaz, yazdırmaz; kimse ile konuşmaz.
İnsan doğuştan günahkardır. Adem ile Havva’nın günahının insanlığa bulaşmıştır.
Tengriciler de günah ve sevabın evlatlarına kalacağına inanır fakat bu tanrısal değildir. Sosyal bir olgudur. Bütün insanlığı da bağlayacak ortak ve büyük bir günah anlayışı yoktur. Adem ve Havva fikri yoktur.
Kilisenin ve ruhban sınıfın insanlar üzerinde hakimiyeti söz konusudur. Din hakkında kiliseler kararlar verir ve insanlara tebliğ eder. Kiliseye gelen kişilerin azalması, dinin zayıflaması olarak algılanır.
İbadethane yoktur. Bütün dünya tanrının evidir ve ibadete açıktır. Bunu yanı sıra ruhban sınıfı ve din adamı da yoktur. Herkes Tanrı’dan öğrenir inancı hakimdir.
Ölülerin diriltilip Yehova tarafından yargılanacağına yani ahrete inanılır.
Ahiret yoktur. Yargılama yoktur. İyilik ve kötülük dünyalıktır.
Hristiyanlık dünyanın dört bir yanına misyonerler gönderir ve dini yayma gayesi güder.
Tengricilik milli bir inançtır. Yaymaya çalışılmaz; ümmet fikri yoktur.
İncil’e göre insan iradesi bir hiçtir. İnsanlar iradeleriyle hareket etmezler.
İnsanlar etkindir ve tanrısal güç sahibidir. Kendi seçimlerini yaparlar. Bu yüzden yaptıklarından topluma ve doğaya karşı sorumludurlar.

Musevilik ve Tengricilik

Musevilik
Tengricilik
Yaratan Yehova birdir. Her şeyin yaratıcısıdır. Bedeni yoktur, eşi ve benzeri yoktur. O’ndan başka tanrı yoktur.
Tengri birdir. Her şeyin yaratıcısıdır. Fakat Tengri birçok yerde farklı güç şeklinde ortaya çıkabilir ve adlandırılabilir.
Peygamberlerin bütün sözleri doğrudur, Tanrı tarafından kabul edilmiştir.
Peygamber yoktur. Kimse Tengri ile konuşmamıştır.
Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.
Musa, -eğer yaşamışsa- yalnızca Yahudilerin tarihi bir şahsiyetidir. Peygamber değildir.
Tevrat, Sina Dağında rahmetle andığımız Musa’ya verilenin aynısıdır.
Tevrat da dahil hiçbir kutsal kitaba iman ve itibar edilmez.
Tevrat asla değişmemiştir ve değiştirilemez.
Bunu bütün kitaplı dinler söylüyor. Tengricileri bağlayan bir yasa değil.
Yaradan ödüllendirir ve cezalandırır.
Ödül ve ceza kişiye kendisi, doğa ve toplum tarafından verilir. Tengri dünyadaki insanların işleri ile meşgul değildir.
Yaradan ölüleri diriltecektir.
Bilinmez.
Budizm ve Tengricilik

Budizm
Tengricilik
Hayat ıstırap ile doludur. Hayatın ıstırabından kurtulmak için yaşama hevesinden kurtulmak gerekir. Yaşama hevesinin sönmesi ile insan rahata kavuşur. (Nirvana) Hiçbir hevesi ve ihtirası olmayan insan, dünyadan elini eteğini çekerek kutsal istirahate kavuşur.
Bu hüküm insanın doğasına terstir. Tengricilik doğal olanı arar. Seks de dahil bütün zevkler uygun şekilde giderilmelidir. Toylar düzenlenmeli, insanlar eğlenmelidir.
Ahiret, peygamber, kitap, tanrı yoktur.
Tanrı vardır fakat ahiret, peygamber, kitap inancı Tengricilik’te de yoktur.
Buda’nın felsefesine göre yaşayan kişi ahlaklı olur.
Özelleşmiş ve kutsallaştırılmış insanlar yoktur. Herkes Tengri katında eşittir ve herkes Tengri’den öğrenir.
Reenkarnasyon inancı yani insanların bir dahaki yaşamlarında farklı şekillerde dünyaya yeniden geleceğine iman vardır.
Reenkarnasyon inancı yoktur. Yalnızca kişinin evlatları aracılığı ile yaşadığına inanılır.
Mistik öğeler ağırlıktadır. İnsanın kavraması güç şeyleri sezmesi beklenir.
Mistik öğeler yani insanın düşünüp de bulamayacağı şeyler bulunmaz. Doğa indeksli bir inançtır. Öğretileri doğadandır ve insan zihninin kavramasında bir engel yoktur.
Mistik olan bilgiyi üstad-öğrenci ilişkisi içinde öğretme, sezdirme çabası güdülür. Din adamlığı sistemi ve tapınakları vardır. Mistik bilgilere ulaşmak için çeşitli mental teknikler uygulanır.
Üstad-öğrenci ilişkisi yoktur. Buna karşı çıkar. Herkes Tengri’den öğrenir. Herkes kendisi doğruları bulacak güçtedir. Tapınak ve din adamlığı yoktur.

6 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsınız

    YanıtlaSil
  2. Tengriçiliğin ne kadar üstün olduğunu bariz bir şekilde gördüm bir daha

    YanıtlaSil
  3. İSA nın kensisi allah tır allahın insan vücudu ile dünyaya gelmesidir insan zülmlerini çekmiştir yahovayı tanrı değildir siz kendiniz uydurmuşsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tevrat'ta Tanrı olduğu yazar. Cidden buna mı inanıyorsunuz? Semavi dinler arasındaki en mantıklı olan Musevilik'tir, o bile kendi içinde çelişiyor.

      Sil
  4. baba oğul ve kutsal ruh,üç değişik varlık değiller üçü de aynı ve tek varlıktır aynı cevherdir isa bedene bürünen kelamdır

    YanıtlaSil
  5. Hristiyanlıkta insan iradesi vardır hatta Tanrı çoğu zaman dünyaya karışmaz çünkü dünyada şeytanın eğemenliği vardır.
    "Yeryüzünde bağlayacağınız her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğiniz her şey göklerde de çözülmüş olacak.”
    Matta 16:19

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.